Alanya'nın sokaklarında tiyatro var! | Yeni Alanya Gazetesi
Yeni Alanya Gazetesi - yenialanya, Alanya'da Haber Yeni Alanya Gazetesi’nden takip edilir.News, E-Gazete, Son Dakika Haberler, magazin, spor, real estate, immobilien, hava durumu, canlı kamera, nöbetçi eczaneler, anketler, oteller YENİ ALANYA GAZETESİ’NDE!"
Ana Sayfa RÖPORTAJ, Üst 4lü 9 Temmuz 2019 36 Görüntüleme

Alanya’nın sokaklarında tiyatro var!

Röportajlar

“Alanya’nın sokaklarında tiyatro var!” Röportaj: Birce Kunkurat / Alper Kutay Erke

Alanya’nın ilk Oda Tiyatrosunu açtınız. Öncelikle Oda Tiyatrosu nedir ve bu grup nasıl oluştu bir anlatır mısınız?

Alanya’nın ilk oda tiyatrosunu açtık. Aslında bu ekip ilk olarak “Fazla Mesai Mizah Grubu” adı altında 2008 yılında oluşumunu yaptı daha sonra dernekler altında çalıştı. 2010 yılında “” ismini aldı. Kurucuları Hilmi Uyar, Mine Batur ve Zeynep Erden. Bu üç kişi bir araya gelerek gruba bu ismi verdi. 10 Ağustos 2010’dan beri “” adı kullanılıyor. Oda tiyatrosu fikri bizde hep vardı fakat uygun bir yerimiz yoktu. Bu atölyeyi o hale getirmeye çalıştık ve mini bir oda tiyatrosu açtık. Yaklaşık 35 kişilik bir salonumuz, minik bir sahnemiz var. Burada ilk başta çocuk oyunları yaptık, yetişkin oyunlarını da ileriye dönük yapmayı planlıyoruz.

Oda tiyatrosu şöyle bir şey, minimal düzeyde bir sahne, az sayıda seyirci ve seyirciyle oyuncunun interaktif rol aldığı bir durum. Oda tiyatrosu aslında büyük tiyatrolara nazaran daha samimi, sıcak ve oyuncuyla seyircinin daha yakın temasta olduğu bir tiyatro çeşidi.

Alanya sokak tiyatrosu röportaj

AST için her yer bir tiyatro sahnesi mi? Bugüne kadar nerelerde gösteri yaptınız mesela?

Bizim zaten kendi sloganımız her yer de tiyatro. En büyük amaçlarımızdan biri bu, her yerde tiyatro yapmak. Biz köylerde oyunlar oynadık, sahneler de oynadık.
Sahne bulamadığımızda sahnesiz yerlerde oynadık. Alanya’nın köylerine gittik, köy okullarına gittik. Hem çocuklara, hem yetişkinlere, hiç tiyatro görmemiş insanlara ulaşmak ve onların mutluluğunu görmek bizi de mutlu ediyor.

Alanya dışına çıkmaya çalışıyoruz, festivallere katılıyoruz, turneler ayarlamaya çalışıyoruz. Daha önce İzmir’e gittik, Karamana gittik, Manavgat, Aydın, Konya… Unuttuğum yoktur inşallah. Alanya’nın hemen hemen her köyüne ve bir çok köy okuluna gittik, sahne aldık. Bu şekilde de devam edeceğiz çünkü dediğim gibi bizim sloganımız her yerde tiyatro.

Rollerinize nasıl hazırlanıyorsunuz? Mesela evilerinizi de sahneye dönüştürdüğünüz oluyor mu?

Şimdi aslında bunu bireyselde herkese ayrı ayrı sormak lazım ama genel olarak önce masa başında okumayla başlıyor. Bizim için birkaç okumadan sonra yönetmenimiz rol dağıtımı yapıyor. Herkes kendi rolü üzerinde yoğunlaşıyor, hem tiyatroda da çalışıyoruz hem evimizde, işimizde. Çünkü burada bütün insanlar aynı zamanda bir meslek sahibi yada öğrenci. Tiyatro herkes için ikinci bir iş. Böyle olunca mutlaka hepimiz evimizi de bir sahneye dönüştürüyoruz.Elimizde yazılarla sokaklarda okuyabiliyoruz, yanyana gelip karşılıklı rollerimizi çalışabiliyoruz. Ben otobüste bile rolüme hazırlık yaptığımı bilirim.

Tiyatro eğitimi de veriyor musunuz? Yetenekli bir insanla karşılaştığınızda onu da grubunuza dahil etmek için ikna çalışmalarınız oluyor mu?

Tiyatro eğitimi veriyoruz ve bunu daha çok kış aylarında yapıyoruz. Ses, nefes, diksiyon, doğaçlama, sahne duruşu, fanatik mizah, artık aklınıza ne gelirse bunlarla ilgili eğitimler veriliyor. Sonrasında zaten oyunlara geçiliyor aynı zamanda her oyun için yeni bir eğitim süreci verilir. Aslında bizim eğitim sürecimiz sürekli devam ediyor ve kapımıza gelen kimseye “Eğitimlerimiz bitti artık sizi almıyoruz” diyemiyoruz. Her dönemde, her zaman diliminde gelen insanları ekibimize kabul edebiliyoruz.

Yetenekli insanlar içimizde bulunsun çok isteriz. Bir insanın buna meyili varsa, kendi görememişse ve biz bunu fark ediyorsak yönlendirmeler yapıyoruz.
Gerek sosyal medyadan gerek bulunduğumuz ortamlardan oyuncular kendi çevresine bu daveti hep yapıyor. Bir şekilde herkesin sanatın bir ucundan tutması gerekiyor bence.

Alanya Kültür Merkezi’nde “Tesadüfün iğne Deliği” adlı bir komedi oyunu sahnelediniz. Bu oyundan biraz bahseder misiniz? Yaratım süreci nasıldı?

Aslında tam komedi değil biraz daha ibretlik komedi diyebiliriz. Çalışılırken önce masa başında çalışma yapıyoruz, karakter analizlerini çözmeye çalışıyoruz. Oyuncu arkadaşlarımız hepsi teker teker hangi karakteri, hangi rolü canlandıracaksa önce onunla bir bağlantı, ilişki kurulmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Önce oyunu anlamalarını sağlıyoruz çünkü oynadığı karakteri çözümlemeden, bilmeden sahneye çıktığı zaman doğru oynayamaz. Sıkılır, oyuncu sıkılırsa seyirci de sıkılır o zaman tam olmaz. Daha sonra kişilerin karakterine uygun tipler ve yapabileceği rolleri ele alarak onlarla sahnede çalışmaya başlıyoruz.

Alanya’nın sokaklarında tiyatro var!

Önce elimizde senaryoyla inşaatın kabasını çıkarıyoruz. O süreçte o sahneyi tanıyor oyuncular. Oyunu tanıyorlar, senaryoyu tanıyorlar ve yönetmenin ne istediğini anlıyorlar. Sonra biz oyunu kurmaya başlıyoruz.

Bahtiyar adında sade bir vatandaşın başından geçen bir olay oyunumuz. Şarkıcı olmak niyetiyle İstanbullara göçen, o dönemdeki ailelerin yaşadığı dramların bir örneği. Bahtiyar saf olduğu için sürekli kandırılıyor. Arif Keskin isminde gaddar, hain bir iş adamıyla yolları keşisiyor. Bu, her dönemin adamı olan Arif Keskin ile saf bir Anadolu çocuğunun yaşadıklarıdır “Tesadüfün iğne Deliği” Sonu kötü biten bir öykü, en sonunda Bahtiyar kendini denize atarak intihar ediyor.

İlk defa oyunu sahneledikten sonra nasıl hissetmiştiniz kendinizi? Alkışların ardından, “Tamam bu oldu” dediniz mi?

Bunu şahsi olarak cevaplamam gerekiyor sanırım çünkü ekibin ilk yıllarında yoktum. Bir oyuncu asla “Tamam oldu” dememeli, bu bizi sınırlayıcı bir cümledir. “Tamam, oldum” dersen üstüne koyamazsın. Bizim için hiçbir zaman tam olmamıştır. Evet güzel olmuştur, iyi olmuştur, beğenilmiştir, alkışlanmıştır ama asla tam olmamıştır. Aynı oyunu bir çok defa da oynasan üstüne koymak durumundasın, mutlaka ona bir şeyler eklemelisin ki kendini geliştirebilesin. Fakat hepimizin alkış duygusunu çok sevdiğini söyleyebilirim çünkü bir oyun için emek veriyorsun, aylarca çalışıyorsun, onu insanlara sunuyorsun ve selamını verip alkışlandığında “Tamam” diyorsun yani bizi besleyen şey alkışlardır. Aslında o yüzden hepimiz alkışlanmayı çok seviyoruz diyebilirim.

Alanya Belediye Tiyatrosu’ndan bir destek görüyor musunuz?

Aslında hocamız aynı zamanda belediye tiyatrosunda oyuncu.Belediye tiyatrosundan çok aktif destek görüyoruz diyemeyiz açıkçası. Yönetmen anlamında destek görüyoruz. Tiyatro Müdürlüğü biraz sıkıntılı ama tabi sebeplerini bilemiyoruz.

Çocuk oyunları da sahneliyorsunuz. Çocukların tiyatroya ilgisi nasıl? ileriye dönük projeleriniz var mı?

Son 3 yıldır aslında çocuk oyunları sahneliyoruz. Çocukların ilgisi bence çok güzel çünkü günümüzde özellikle çocuklar çok fazla teknolojiyle içiçe. Televizyon ve internetle çok daha ilgili olan çocukların canlı bir tiyatroyu izlemesi çok daha farklı ve cazip gelebiliyor. Biz oyunlarımızı her zaman eğitici yönde kullanmaya çalışıyoruz. Yani oyunlarımızla mutlaka onlara bir şeyler öğretmeli, bir şeyler kazandırmalıyız.

Genelde biz çocuklarla interaktif oynuyoruz yani mutlaka onları sahneye alıyoruz. Onlarla konuşuyoruz, oyunun içinde sohbet ediyoruz, onlara sorular soruyoruz. Bu sayede çocuklarımız oyunun içerisinde bulunuyorlar. Çocukların ilgisi bence çok güzel. Aynı oyuna iki, üç kere gelen çocuklar var. Bizi dışarıda gördüğü zaman gelip sarılan, kostümsüz halimizle bile tanıyan çocuklar var. Bence çocuklarımızı daha aktif bir şekilde yönlendirebilirsek çok daha iyi çocuklar yetiştirebiliriz. Çünkü çocuklar böyle şeylerden besleniyor ve ne görüyorsa onu yapıyor. Bu ilgiden dolayı ileriye dönük planlarımızın arasında sahnemizi büyütmek de var. Alanya’nın ilk özel tiyatrosunu açmayı planlıyoruz. Biz zaten özel bir tiyatroyuz ama kendi büyük sahnemizi yapmak istiyoruz.Şu an Alanya’nın ilk oda sahnesini kurduğumuz için mutluyuz ama daha büyük bir sahnede daha büyük bir kitleye ulaşmayı ulaşmak istiyoruz. Alanya da sadece bir tane Kültür Merkezi var ve yeterli değil. Normal olarak Belediye Tiyatrosu oynuyor, diğer gruplar yer alıyor, biz bir şekilde içinde bulunmak istiyoruz ve yetmiyor.

Alanya Sokak Tiyatrosuna katılmaya istekli yeni gelen, gelmek isteyip de utanıp gelemeyen arkadaşlara burdan söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Ben herkesin gelip bir çay kahve içmesini tavsiye edebilirim. İnsanlar telefon ya da sosyal medya aracılığıyla konuştukları zaman çok açık anlaşılmıyorlar ya da anlatmak istediklerini anlatamıyorlar. Buraya gelirlerse biz onlarla karşılıklı konuşuruz, anlatırız, meraklarını gideririz. Bence herkesin içinde bir potansiyel vardır. Yani herkesin mutlaka ufak bir yeteneği vardır onu açığa çıkarmak gerekir.

Özellikle tiyatromuz için söyleyebilirim ki burası asla çekinilecek utanılacak bir yer değildir. İçine kapanık olduğunu söyleyen bir çok insan bile buraya gelip, sahne alarak gümbür gümbür oynadıklarını bilirim. En azından meraklarını gidermek için bile gelebilirler. İzleyici olmazsa sahne her zaman eksik kalır, hem sahnemizde hem izleyici koltuklarımızda daha çok insan görmek istiyoruz biz.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.